The Cars - Baby, Why can't I have You (1984)

Bir ilişki daha başlamadan boka sarıyorsa ya sinyalizasyonda bir sorun vardır, ya da kadın tarafında iyiniyet noksanlığı söz konusudur.
(Vay canına, amma cafcaflı bir laf oldu! Amfide ders veren profesör gibi hissetim.. )

Piyasada o tür kızlar, kadınlar çoktur. Etraftaki bütün erkeklere gelgel yaparlar fakat asıl istedikleri şey başkadır. İsterler ki erkekler onlara kur yapsın, kadın olarak arzulandıklarını görebilsinler... Böylece elverir ki kadınlık gururları okşansın, özgüvenleri pekişsin... vs.

Genel kabul gören bir teoriye göre, her kadın hayatının en az bir döneminde 'önüne çıkana gelgel yapma' ve 'teşhircilik' emareleri gösterir.

Hayatlarının o döneminde kadınların özgüven eksikliği had safhada demektir.

Sürekli olarak bu tür emareler gösteren kadınlardan ise uzak durmanızı öneriyor uzmanlar. Bunlarda özgüven eksikliği ve bilimum kompleksler kronik hale gelmiş demektir.

Bu tiplerden biriyle eskaza nihai aşamaya varıp yatay hareketlere geçseniz bile hayalkırılığına uğrayacaksınız.

"Aaa, bu muymuş hepsi yani?" diyeceksiniz.

"Hallerine baktık da bir şey sandıydık. Meğer fosmuş bunun içi.." diye sızlanacaksınız.

Aynı uzmanlardan birinin başına gelmişliği vardır. O yüzden anlatıyor ya size bunları..

(Yahu hakikaten akademisyen üslupları kullanır oldum. Bu durumuma ben de şaşıyorum şu anda.)

O tür kadınların bazılarında kafa biraz da olsa çalışmaktadır. Şöyle ki.. Ellerindeki malın, reklamını yaptıkları kadar değerli olmadığını bilirler. Bu nedenle, adamın son aşamaya gelip de "Aa, bu muymuş yani senin bütün numaran?" dememesi için, son aşamaya kadar asla gitmezler.

"Bütün havaların bunun için miymiş yani?" lafı, zaten özgüven eksikliği içindeki kadını BİTİRECEK son darbedir!

Kafası biraz da olsa çalışan kadın bunu bilir, şansını zorlamaz o yüzden.

Aptal kadınlarla da uğraşmaya değmez zaten!

* * *

Peki böyle bir duruma maruz kalan erkeğin durumu nedir?

Bu zavallı adamların durumu için halk arasında 'Eli şeyinde kalmış' tabiri kullanılır.

'Hevesi kursağında kalmış' şeklinde ifade edersek daha mı kibar olurdu acaba?

(Bilmem uzmanlar bu konuda ne diyor?)

Bu duruma maruz kalmış erkeklerden bazısı sanatçı duyarlılığına sahipse, bundan şarkı bile çıkarır.

Ric Ocasek Why Can't I Have You? şarkısını yazarken böylesi duygular içindeydi sanırım.

Şarkı sözlerindeki sözcük ve imaj zenginliğine ayrıca dikkatinizi çekerim.
Zeka ve duyarlılık içiçe geçip çok hoş ritmli bir melodiyle akar bu şarkıda.

Ric Ocasek'e 'gösterip de vermeyen' manitanın kim olduğunu bugün kimse önemsemiyor bile. Sadece 'sorunlu' bir tip olduğunu anlıyoruz, o kadar.

En azından bu güzel şarkının tadına varabilecek kadar zeka ve duyarlılık sahibi olduğunu ummak isterdim. Ama bu konuda pek iyimser değilim doğrusu.

Bu lafıma MİM koyun, hanımlar: Yarın adınızı bile kimse umursamayacak ama 'gösterip de vermediğinizi' herkes hatırlayacak...

  THE CARS grubunun çekirdeği iki kişiydi:
  Ric Ocasek ve Ben Orr (asıl adlarıyla Richard
  Otcasek ve Benjamin Orzechowski)

  Ohio'da tanışıp ikili olarak çalmaya başladıktan
  'The Cars' oluşana kadar pek çok gruba girdiler
  çıktılar ki birinin adı 'Captain Swing' idi.

  THE CARS olarak kariyerlerinin doruk noktası
  1984 tarihli 'The Hearbeat City' albümüdür.

  1987 tarihli 'Door to Door' albümünün turnesini
  bitirdikten sonra dağıldılar.

  Ben Orr, 2000 yılında aramızdan ayrıldı.

  The Heartbeat City albümünde yer alan
  Drive ve Why Can't I Have You şarkılarını
  hala severek dinlerim.

  THE CARS,
  baki kalan bu kubbede bir hoş sada bırakmıştı.

BABY, WHY CAN'T I HAVE YOU?

  Dreamy lips set in motion, flashing
  Ah breathless hush pounding soft, lasting
  A glossy mouth taste untamed, moving
  Carousel up and down
  Just like you

  Oh baby
  Just one more time to touch you
  Just one more time to tell you
  You're on my mind

  Baby, why can't I have you?
  You're breaking my heart in two
  You know what I'm going through
  Oh baby, why can't I have you?

  Oh candy smile all the while, glinting
  Your eyes like mica, a lethal pout, hinting
  Felt the pressure tight and warm, softly striking
  I tripped and stumbled, I cling forever
  I go all night

  Oh baby
  Just one more time to touch you
  Just one more time to tell you
  I'm not so blind

  Baby, why can't I have you?
  Oh it's breaking my heart in two
  You know what I'm going through
  Oh baby, why can't I have you?


Eskinin Adamıyla Nostaljinin Sesi
Bant kayıtları için TIK'layın


Müzik ve Nostalji yazıları için TIK'layın

Tom Jones - Delilah (1968)

Mireille Mathieu - Une femme amoureuse (1981)

Alain Chamfort & Véronique Sanson - Bahia (Türkçe altyazılı)

The Beach Boys - California Dreamin' (1986)

Rolling Stones - Angie (1973)

Duran Duran - The Reflex (1984)

Zeki Müren - Bir Rüzgar Esti Felek (1967)

Emel Sayın - Sevemem Artık (1972)